Merhaba theBClog okurları, ben Hande. Borusan Cat’te Müşteri Destek Satış ve Pazarlama departmanında Ürün Yetkili Uzmanı pozisyonunda yaklaşık 8 aydır görev yapıyorum. Uzun süredir, sektör etkinliklerini satış perspektifiyle deneyimledim. Ancak bu yazıda, benim için oldukça farklı bir deneyime dönüşen gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

2025 yılının aralık ayının başında, ana sponsoru olduğumuz 7. Uluslararası Yatçılık Sektörü Zirvesi ve Buluşması’na katıldım. Bir denizcilik fuarına ilk kez gitmiyordum; koridorlara, stantlara, ürünlere ve ziyaretçilere aşinaydım. Ama bu kez etkinlik benim için biraz daha farklıydı. Çünkü fuara artık bir Satış Danışmanı olarak değil, ürün ve pazarlama alanından birinin bakış açısıyla bakıyordum. Ortam aynı olsa bile, dikkatimi çekenler konular ve aklımda kalanlar farklıydı.

Satış rolündeyken benim için etkili ve verimli bir fuar; kaç müşteriyle temas edildiği, hangi firmalarla bağlantı kurulduğu, hangi teknolojilerin görüldüğü ve tüm bu temasların kaç fırsata dönüştüğüyle ölçülürdü. Bu fuarda ise zihnimde farklı sorular vardı:

Biz hangi mesajı veriyoruz?
Ziyaretçilerin aklında ne kalıyor?
Doğru hedef kitleye gerçekten ulaşıyor muyuz?
En çok ne ilgi çekiyor ve biz neyi farklı yapabiliriz?

Zamanla şunu daha net görmeye başladım: Müşteriler aslında ürünü değil, o ürünün hayatlarında nasıl bir fark yaratacağını merak ediyor. Sunulan hizmetin işlerini nasıl kolaylaştıracağını, onlara nasıl bir değer kattığını anlamak istiyorlar. Fuarda kurulan her sohbet ise yalnızca potansiyel bir iş fırsatı değil; aynı zamanda ürünlerimiz ve hizmetlerimizle ilgili çok kıymetli birer geri bildirim niteliği taşıyor.

Ürünü Anlatmak mı, Değerini Anlatmak mı?

Yeni rolümle birlikte farklı markaların kendi ürünlerini nasıl konumlandırdığını ve anlattığını daha dikkatli gözlemleme fırsatı buldum. Kimileri teknik özellikleri ön plana çıkarıyor, kimileri kullanıcı deneyimini merkeze alıyor, kimileri ise ürünü güçlü bir hikâyenin parçası hâline getiriyor. Denizcilik sektöründe bu hikâyelerin merkezinde ise çoğunlukla güven, dayanıklılık ve süreklilik yer alıyor.

Bu noktada ürün pazarlamasının gücü çok daha net ortaya çıkıyor. Ne kadar iyi olursa olsun, bir ürün ya da hizmet doğru hedef kitleye, doğru araçlarla anlatılmadığında fark edilmeyebiliyor. Oysa doğru yöntemlerle ve doğru kişilere aktarıldığında, en karmaşık teknik detaylar bile sade, anlaşılır ve akılda kalıcı hâle gelebiliyor.

Marka Algısı İlk 30 Saniyede Şekilleniyor

Fuarda dikkatimi çeken bir diğer konu da marka algısının ne kadar hızlı oluştuğuydu. Stant tasarımı, kullanılan dil, verilen mesajlar ve ziyaretçilerle kurulan iletişim… Tüm bunlar, markayla ilgili ilk izlenimi saniyeler içinde şekillendiriyor. Geleneksel ya da yenilikçi bir sunum tarzı, ziyaretçiye yalnızca ürün değil, markanın vizyonu hakkında da güçlü ipuçları veriyor.

Eskiden kalabalık bir stant gördüğümde bunu doğrudan başarıyla ilişkilendirirdim. Bu kez kendime şu soruyu sordum: “Bu kalabalığı buraya çeken şey ne?” Çoğu zaman cevap, üründen çok; pazarlama ve iletişimin gücünde, özellikle de düşük maliyetli ama etkili stratejilerde gizliydi.

Ürün Stratejisi Açısından Fuarın Öğrettikleri

Fuarda dikkatimi çeken bir diğer unsur ise benzer ürünlerin birden çok farklı şekilde konumlanabilmesiydi. Aynı ürün, farklı anlatılarla ve farklı hedef kitlelere hitap edecek biçimde sunulabiliyordu. Bu da pazarda hâlâ değerlendirilmeyi bekleyen pek çok alan olduğunu düşündürdü.

Öte yandan, aynı ürünün denizcilik sektöründeki farklı segmentlere anlatılması da kendine özgü dinamikler barındırıyor. Bu noktada müşteriyi doğru tanımanın, etkili ve başarılı sonuçlar elde etmenin temel anahtarı olduğunu bir kez daha fark ettim.

Fuardan Geriye Kalanlar

Benim için bu fuardan geriye kalan en önemli kazanım, merak duygumu canlı tutarak yeni bir bakış açısı geliştirme fırsatı oldu. Aynı zamanda ürün ve hizmetlerimizi nasıl daha etkili anlatabileceğimize dair notlarla döndüm. Pazarlama, ürün ve satış ekipleri arasındaki güçlü iş birliğinin ve açık iletişimin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gördüm.

Satış rolünde geçirdiğim yıllar boyunca edindiğim pazar, müşteri ve ürün bilgisi, bugün bana önemli bir avantaj sağlıyor. Bugün fuarlara ve sektörel etkinliklere yalnızca satış odağından değil; uzun vadeli, stratejik ve sürdürülebilir değer yaratma perspektifinden bakıyorum.

Aynı fuar, farklı bir rol ve bakış açısıyla bambaşka bir deneyime dönüşebiliyor.


Hande Orhan Erinanc

Metalurji Malzeme Mühendisliği Lisans mezunu olan Hande, 15 yıldır Borusan Cat ailesinin bir parçası olarak Müşteri Destek Ürün Yetkili Uzmanı pozisyonunda görev alıyor.
Ailesi ve sevdikleriyle yeni yerler keşfetmeyi, doğada vakit geçirmeyi seven ve son zamanlarda yogayla ilgilenen Hande, kendini meraklı, enerjik  ve heyecanı hiç bitmeyen biri olarak tanımlıyor.

SON EKLENENLER
Denizcilik Fuarına Ürün ve Pazarlama Gözünden Bakmak
Değer Kutusu
Altynay Jalmagambetova’nın Yolculuğu: El Sanatından Dünya Rekoruna
Değer Kutusu
Veriler Ustanın Kulağından Fazlasını Duyar
Değer Kutusu
İş Güvenliğiyle Güçlenen Bir Saha Hikâyesi
Değer Kutusu