Bulut Teknolojisi Nedir? Ne İşe Yarar?

Bulut servisleri, aslında uzun zamandır hayatımızda olan ve genelde büyük firmalar tarafından kullanılan bazı bilişim yeteneklerinin İnternet üzerinden belli kurallar dahilinde bireysel kullanıcıların hizmetine açılması ile popülerlik kazanmış, gündelik hayatımızı kolaylaştıran ve birçok yönden bize fayda sağlayan çevrim içi hizmetlere verilen genel bir isimdir. Bulut teknolojisi uygulamaları ve nasıl çalışır sorusunun cevabını vermeden önce tarihçesine bir göz atalım.

Bulut Teknolojisi Tarihçesi

Her ne kadar bulut servisleri diye ifade edilen teknolojinin temelleri İnternet’e ve hatta öncesindeki ilk ağ çalışmalarına (ARPANET, USENET vb.) kadar dayandırılabilse bile, bu yazıda başlangıç noktası olarak küme hesaplama (cluster computing) sistemlerini dikkate alabiliriz. Bu sistemler genellikle akademik ya da yüksek hesaplama gücü isteyen ticari veya devlet kurumları tarafından kullanılmaktaydı. İnternetin yayılması ve ağ maliyetlerinin azalması küme hesaplama sistemlerini bir adım öteye götürerek dağıtık bir mimariye sahip olan ızgara hesaplama (her ne kadar akla tavuk ızgara gelse de grid computing bu şekilde çevrilmiş) sistemlerinin ortaya çıkmasına vesile oldu. Bu yeni dağıtık mimarinin getirdiği maliyet, performans, sürdürülebilirdik gibi avantajları fark eden bilişim camiası ve öncü firmalar kısa sürede hemen hemen bütün bilişim servislerinin evrimleşmesini ve bulut bilişim servisleri şeklinde sunulmasını sağladılar. Bugün öncü bulut bilişim sağlayıcı firmaların (Amazon, Microsoft, Google, AliBaba v.s) sunduğu binlerce bulut servisi bulunmaktadır.

Bulut bilişimin günümüzde geldiği noktada ise dağıtık mimarinin daha verimli kullanılması ve istemcilerle olan gecikmenin daha da optimize edilmesi için sis hesaplama (fog computing) ve hatta istemci cihazların da buluta dahil olması ile çiğ hesaplama (dew computing) yapıları oluşmuştur. 

Bulut Teknolojisi Çeşitleri

Günümüzde kullandığımız birçok uygulama bulut servislerinden yararlanmaktadır. Ancak bu hizmetlerin bulut teknolojilerinden faydalanma seviyeleri ya da başka bir deyişle buluta çıkma oranları değişiklik gösterebilir. Bulut servisleri bu orana göre genelde üç ana grupta sınıflandırılırlar. Bu sınıflandırmalar genellikle sorumluluk dağılımlarına göre yapılır.

Bulut Teknolojisinin Yapıtaşlarını Tanıyalım

Bu sınıflandırmanın resmi tanımına geçmeden önce lahmacun ile bir analojisini yapabiliriz. Örneğin, evde lahmacun yapmak On-Site bilişim iken, evde hazırladığınız lahmacun malzemesini fırına götürüp orada pişirtmeniz IaaS, hamuru da fırından alırım derseniz PaaS, yok ben restoranda oturur yerim derseniz SaaS olarak değerlendirilebilir. Şimdi resmi tanımı yapabiliriz;

On-Site: Bütün donanım ve servislerin kurum tarafından kendi kaynakları ile verilmesi durumudur. Örneğin askeri uygulamalar genellikle güvenlik nedeni ile on-site olarak hazırlanırlar. Aslında bulut sistemlerinin güvenlikleri genelde askeri seviyeye yakın olabilse de askeri gereksinimler normal firmaların girmek istemeyecekleri güvenlik seviyeleri ve maliyetleri gerektirebilir.

IaaS (Infrastructure as a Service): Uygulamaların ve uygulamaların çalışmak için ihtiyaç duydukları alt yazılımların kurum tarafından yönetildiği ancak donanım ve ağ ihtiyaçlarının bulut servis sağlayıcı tarafından yönetildiği hizmet türüdür. Örnek olarak sanal makine hizmeti, bulut depolama (donanım seviyesinde) hizmeti, sanal makine yedekleme servisi, sanal özel ağ servisleri verilebilir.

PaaS (Platform as a Service): Uygulamaların ihtiyaç duydukları bütün altyapı hizmetlerinin bulut sağlayıcı tarafından verildiği ancak uygulamanın yine kurum tarafından hazırlandığı hizmet türüdür. Örneğin uygulamanıza ait bütün ağ, güvenlik, depolama servisleri ile birlikte veri tabanı, uygulama sunucusu, yapay zekâ servisleri gibi hizmetleri buluttan aldığı bir mimari tasarımda verilen servisler PaaS olarak nitelenebilir.

SaaS (Software as a Service): Bu son seviyede artık kurumlar yazılım ya da teknoloji üretimi yapmak yerine bu servislerin kullanıcısı durumundadırlar. Bunun iyi yanı SaaS hizmet maliyeti dışında hiçbir altyapı ve geliştirme maliyeti gerektirmemesidir. Eğer işiniz için gereken teknolojik uygulamalar size özel olmayan standart ürünler ile karşılanabiliyorsa bu sizin için en ideal çözüm olabilir. Ancak burada fark yaratacak teknolojik hamleleri ve yenilikleri yapmanız çok kolay olmayabilir. SaaS’a örnek olarak Office365, Salesforce ya da DropBox verilebilir. Fark ettiğiniz gibi SaaS uygulamaları bize daha tanıdık gelen markalaşmış ve çoklu kullanım (multi-tenancy) özelliği olan uygulamalardır.

Bulut Teknolojileri Avantajları

Peki birçok köklü firma uygulamalarını neden bulut ortamına taşımak ister? Halihazırda belki milyonlarca dolar yatırım yapmışken tabii ki sırf havalı olduğu için buluta geçmek değildir hedeflenen. Bulut bilişim sayesinde kurumlar birçok avantaja sahip olmayı hedeflerler. Bunlardan en önemlileri;

Maliyet: Birçok kurumun gündelik işlerini yerine getirmek için kullandıkları uygulamalar aslında başka birçok firmanın daha kullandığı uygulamalar olmaktadır. Bir önceki konuda verdiğimiz Office365 ya da Salesforce örneklerinde olduğu gibi bu uygulamaları baştan yazmaktansa “kiralamak” çok daha düşük maliyetli bir çözüm olacaktır.

Ölçeklenebilirlik: Günümüzde birçok başarılı startup firması kuruluş aşamasından sonra hızla büyümekte ve bu büyümenin getirdiği teknolojik gereksinimlerindeki artışları da bulut servislerinin sunduğu ölçeklenebilirlik özelliği ile adreslemektedir. Hatta bu ölçeklemeker günlük ya da saatlik bile olabilmektedir. Mesela dijital yayın yapan bir kuruluş sadece popüler bir içeriği sunduğu sırada altyapı maliyetlerini otomatik olarak arttırıp saatler sonra yine otomatik olarak normal seviyesine geri çekebilmektedir. 

Güvenlik: Peki, bulut teknolojisi güvenli mi? Bulut bilişimin olmadığı eski dünyada her kurum kendi güvenliğinden sorumluydu. Bu büyük firmalar için katlanılabilir bir maliyet olsa da nispeten teknoloji yatırımları düşük olan firmaların kısıtlı güvenlik bilgi ve deneyimi ile baş etmeye çalıştıkları ve çoğunlukla birçok güvenlik zafiyeti ile baş başa kaldıkları bir resim ortaya koyuyordu. Bulut bilişim sayesinde her firma temel güvenlik ihtiyaçlarını en doğru yapılandırma garantisi ile almakta ve talepleri doğrultusunda ilave güvelik servisleri ile hizmetlerini daha korunaklı bir şekilde sunabilmektedirler.

Sürdürülebilirlik: Birçok bulut sağlayıcı çok değişik coğrafi konumda hizmet vermektedir. Bunun sebebi, eğer bu konumlardan birinde bir sıkıntı olması durumunda, barındırdıkları hizmetleri diğer konumlardan neredeyse kesintisiz olarak sunabilecek bir altyapı kurmak istemeleridir. Bu sayede bir bankanın altyapısı bulunduğu bölgede bir donanım arızası ya da daha kötüsü bir doğal afet olması durumunda müşterilerine diğer konumlardan hizmet verebilmektedir.

Bu özellikler dışında listeye performans, verimlilik, çeşitlilik gibi daha birçok güzel özellik eklenebilir. Ancak belki de en önemlisi, bulut servislerinin, İnternetin ve dağıtık sistemlerin gelişmesi ile kurumların yaptıkları her işi global ölçekte yapmalarını sağlayacak bir altyapı sunuyor olmasıdır diyebiliriz. Yani buluta çıkmanız size sınırları olmayan bir dünya sunabilir.


Kaynakça:

https://azure.microsoft.com/en-us/overview/what-is-cloud-computing/

https://zegetech.com/blog/2018/11/12/cloud-cloud-computing.html

https://www.redhat.com/en/topics/cloud-computing/iaas-vs-paas-vs-saas

https://www.daaam.info/Downloads/Pdfs/proceedings/proceedings_2018/144.pdf 


SON EKLENENLER
BULUT TEKNOLOJİSİ NEDİR?
Dijitalleşme
DİJİTAL VERİNİN MÜKEMMELİYETİ
Dijitalleşme
OTOMASYON HAYATLARIMIZI NASIL DEĞİŞTİRİYOR?
Dijitalleşme
BÜYÜK VERİ HAYATIMIZI DEĞİŞTİRİYOR
Dijitalleşme