Asya ekonomisi, 49 farklı devlette yaşayan ve dünyanın nüfusunun %60’ını oluşturan 4.4 milyardan fazla insandan oluşuyor. Asya dünyadaki en hızlı büyüyen ekonomik bölge ve GSYİH bakımından en büyük kıtasal ekonomi.

Devler Yaratan Asya Kıtası

Asya kıtasında yer alan Çin, Japonya ve Hindistan dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında yer alıyor. Kıta ülkeleri sanayi devrimine geç kalmış olsa da arka arkaya yaşadıkları ekonomi patlamalarıyla dünya ekonomisinde yer edinmeyi başardılar. İlk olarak Japonya’nın gerçekleştirdiği ekonomik sıçrayışı Çin ve son olarak Güney Kore takip ediyor. Dünyanın süre olarak en uzun ekonomik patlamasının yaşandığı bu dönemde yeni ekonomi devleri oluştu. Yeni ekonomi devlerini artan ekonomik düzey ve yatırım güçleriyle Asya kökenli yeni birçok dünya devi marka doğdu.

Pasta Nasıl Paylaşılıyor?

Asya’nın zenginliği ülkeler arasında ve içerisinde farklılık gösteriyor. Yakın kültürlere sahip Avrupa ülkelerinin aksine, Asya ülkelerinin arasında derin kültür çeşitlilikleri olması bu durumun en temel sebeplerinden.

Örnekle açıklamak gerekirse; zenginlik çoğunlukla Doğu Asya'da Çin, Japonya, Güney Kore vb. topraklarda bulunurken Batı Asya'da petrol zengini Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, İran gibi ülkelerde yoğunlaşıyor. İsrail ve Türkiye bu açıdan Asya kıtasının istisnalarından, her iki devlet de çoğunlukla böyle görülmemesine rağmen Asya topraklarında yer alıyor. Bu sayılan örnekler çeşitlendirilebileceği gibi genel olarak incelendiklerinde birbirilerinden çok farklı kültürel yapılara, ekonomik politikalara ve siyasal sistemlere sahipler.

Çin Küllerinden (Yeniden) Doğuyor

Asya’nın ekonomik yükselişiyle birlikte dünyanın ekonomi merkezi de Doğu Asya bölgesine kayıyor. Bu ekonomiler arasında en çok göze çarpan Çin’dir. Büyük bir yükselişle nominal değerlere göre dünyanın en büyük ikinci, satın alma gücü paritesi bakımından dünyanın en büyük ekonomisidir. Çin dünya sahnesinde 19. yüzyıl öncesinde olduğu gibi, yeniden merkezi bir konuma yükseliyor.

Dünya imalat sanayisinde ABD’nin uzun süreli üstünlüğünü devralan Çin, dünyanın en büyük ticaret hacmine sahip ülkesi haline geldi. Döviz rezervleri açısından dünyanın en önde gelen ülkesi olurken, en fazla kredi sağlayan ülkeler arasında yer alıyor. Çin, Doğu Asya başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde, çok sayıda ülkenin en büyük ticaret ortağı konumunda. Temelde ekonomik kalkınmaya öncelik verirken, askeri kabiliyetlerini de büyük bir hızla arttırıyor.

Çin’in başta ekonomi olmak üzere askeri ve politik alanda kaydettiği ilerlemeler, uluslararası sistemdeki etkisini sürekli bir biçimde arttırıyor. Uluslararası arenada yükselen rekabetin ilerleme ve insanlığa katkıyla sonuçlanması herkesin ortak beklentisi.


SON EKLENENLER